Kanser gelişmiş ülkelerde daha sık görülüyor

Dünya Kanser Araştırmaları Fonu (WCRF) ile Amerika Kanser Araştırmaları Enstitüsünün (AICR) Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) bağlı Küresel Kanser Gözlemevi kaynaklı verilerine göre, 2020 yılında dünyada 18,1 milyon yeni kanser vakası belirlenirken, bunların 9,3 milyonu erkeklerde, 8,8 milyonu kadınlarda tespit edildi.

Verilere göre, dünya genelinde toplam 2,26 milyon göğüs kanseri vakası, tüm kanser vakaları arasında ilk sıraya yerleşirken, bunu 2,06 milyon akciğer kanseri, 1,93 milyon kolon, 1,41 milyon ile prostat ve 1,09 milyon mide kanseri vakaları izledi.

Göğüs kanserleri, tüm kanser vakalarının yüzde 12,5’ini, akciğer kanseri yüzde 12,2’sini, kolon kanseri yüzde 10,7’sini, prostat kanseri yüzde 7,8’ini, mide kanseri de yüzde 6’sını oluşturdu.

Erkeklerde en fazla sırasıyla akciğer, prostat, kolon, mide, karaciğer, mesane, yemek borusu, hodgkin olmayan lenfoma, böbrek ve kan kanserine rastlanırken, kadınlarda meme, kolon, akciğer, rahim ağzı, tiroit, rahim, mide, yumurtalık, karaciğer kanseri ve hodgkin olmayan lenfoma en çok görülen kanserler olarak sıralandı.

Ayrıca veriler, İnsani Gelişmişlik İndeksine (HDI) göre belirlenen gelişmişlik seviyesinde en üst sıralardaki ülkeler ile en alt sıralardaki ülkeler arasında, kanser oranları açısından 2,5 kat fark olduğunu gösterdi.

Buna göre, 2018 yılında, gelişmiş bölgelerde her 100 bin kişide 296 kanser vakası görülürken, az gelişmiş bölgelerde bu sayı 115’te kaldı.

Bununla birlikte, kadınlarda rahmi ağzı kanserinin az gelişmiş ülkelerde gelişmiş ülkelere göre 3 kat fazla görüldüğü belirlendi.

Küresel çapta nüfusa oranla kanserin en sık görüldüğü ülke, her 100 bin kişide 468 vakayla Avustralya olurken, onu 438 vakayla Yeni Zelanda izledi.

Onları, her 100 bin kişide 373 vakayla İrlanda, 368 vakayla Macaristan, 352 vakayla ABD, 345 vakayla Belçika, 344 vakayla Fransa, 337 vakayla Norveç ve 334 vakayla Hollanda ve Kanada takip etti.

En fazla görülen kanser türü olan göğüs kanserinin, her 100 bin kişide en sık görüldüğü ilk 10 ülke Belçika, Lüksemburg, Hollanda, Fransa, Yeni Kaledonya (Fransa’ya bağlı) Lübnan, Avustralya, İngiltere, İtalya ve Yeni Zelanda olarak sıralandı.

Kadın ve erkekler arasında ortak olarak görülen en yaygın kanser türü olan akciğer kanserinin en fazla görüldüğü ülkeler sırasıyla Macaristan, Sırbistan, Yeni Kaledonya, Yunanistan, Fransız Polinezyası, Karadağ, Belçika, Guam, Türkiye ile Danimarka oldu.

Kolon kanseri ise en yaygın olarak, Macaristan, Güney Kore, Slovakya, Norveç, Slovenya, Danimarka, Portekiz, Barbados, Japonya ve Hollanda’da görüldü.

En yaygın dördüncü kanser türü prostat kanseri de sırasıyla en sık olarak Guadeloupe (Fransa’ya bağlı), Martinique (Fransa’ya bağlı), İrlanda, Barbados, Estonya, Norveç, İsveç, Porto Riko ve Fransa’da tespit edildi.

Mide kanseri ise en yaygın olarak sırasıyla Güney Kore, Moğolistan, Japonya, Çin, Butan, Kırgızistan, Şili, Belarus, Peru ve Vietnam’da belirlendi.

Karaciğer kanseri en sık Moğolistan, Mısır, Gambiya, Vietnam, Laos, Kamboçya, Gine, Tayland, Çin ve Güney Kore’de görülürken, rahim ağzı kanserine en yaygın olarak tümü Afrika kıtasında olan Swaziland, Malavi, Zambiya, Zimbabve, Tanzanya, Burundi, Uganda, Lesotho, Madagaskar ve Komorlar’da rastlandı.

DSÖ’nün verilerine göre, sayısal olarak en fazla ölümle sonuçlanan kanser türleri ise akciğer, kolon, karaciğer, mide, meme kanseri oldu.

Akciğer kanseri 1,8 milyon, kolon kanseri 935 bin, karaciğer kanseri 830 bin, mide kanseri 769 bin ve de meme kanseri 685 bin kişinin ölümüne neden oldu.

Her 6 ölümden 1’inin sebebi olan kanser türleri, 2020’de 10 milyon kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı.

Kanserden ölümlerin 3’te 1’ine tütün kullanımı, yüksek vücut kütle indeksi, alkol tüketimi, düşük meyve-sebze tüketimi ile fiziksel aktivite eksikliği yol açtı.

Düşük ve az gelirli ülkelerde görülen kanser vakalarının yüzde 30’una insan papilloma virüsü (HPV) veya hepatit gibi enfeksiyonlar neden oldu.

Kanser vakalarının yüzde 30 ila 50’sinin risk faktörlerinden kaçınarak önlenebileceğini belirten DSÖ, birçok kanser türünün de erken tanı ve uygun tedaviyle iyileşme şansının yüksek olduğunu bildiriyor.

Tüm kanser türlerinde ve hastalarında etkili bir kanser tedavi yöntemi henüz bulunamasa da ve türüne göre değişse de ortalama yüzde 50 civarında olan iyileşme oranları günümüzde giderek artıyor.

Kanserli dokuların ameliyatla alınması, kanser hücrelerinin ilaçlarla tedavi edilmesi olan kemoterapi, kanser hücrelerinin radyasyon yoluyla öldürülmesi için radyasyon terapisi, daha yüksek kemoterapi yapılmasına ya da hastalıklı kemik iliğinin değiştirilmesine olanak sağlayan kök hücrelerden kan hücresi üreten kemiklerin içerisindeki kemik iliğinin hastanın kendinden ya da tam uyumlu donörlerden nakli en yaygın kanser tedavi yöntemleri olarak uygulanıyor.

Ayrıca, biyolojik tedavi olarak da bilinen kanser ile savaşmak için vücudun bağışıklık sistemini kullanan immünoterapi, meme ve prostat gibi vücut hormonları tarafından beslenen kanser türlerinde hormonların vücuttan çıkarılması ya da etkilerinin önlenmesi olan hormon tedavisi, kanser hücrelerinin yaşamasına imkan veren anomalileri hedef alan hedefli ilaç tedavisi, kriyoablasyon denilen kanserli dokuların dondurularak öldürülmesi tedavisi, kanserli dokuya iğne aracılığıyla alternatif akım verilerek kanserli doku içerisindeki iyonları ileri geri hareket ettirip ısı oluşturarak dokunun öldürülmesi olan radyofrekans ablasyon yöntemi de kanser tedavilerinde uzun süredir uygulanıyor.

Binlerce umut verici girişimsel kanser tedavi yönteminin klinik deneyleri halen sürüyor.

Özellikle, kanser ile savaşmak için vücudun bağışıklık sistemini kullanan immünoterapinin farklı varyasyonlarına dair klinik deneylerde büyük başarı sağlandığı biliniyor.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.